Defne
Yeni Üye
Noterde Yapılmayan Sözleşme Geçerli Midir?
1. Erkekler Çözüm Arar, Kadınlar Duygusal Detaylarda Takılır
Erkekler işin pratik kısmına bakar. Stratejik düşünüp, "Notere gerek yok, biz iki tane imza atarız, hallederiz." derler. Hadi, onlara hak verelim. Gerçekten de bazen noterler, “Benim yerime yapacak başka işlerim yokmuş gibi...” dedirtebilir. Ne demiştik? Kapsama alalım! Ama işin sonunda, "Beni bırak, benim karım da ne diyecek?" diye bir soruyla karşı karşıya kalabiliyorlar. Erkeklerin 'pratik çözümleri' bazen ilişkiyi yeniden değerlendirme fırsatı yaratabilir. Duygusal kazalar çok doğal, değil mi?
Kadınlar ise işin duygusal tarafına daha fazla odaklanır. Sözleşme yapılırken her şeyin ‘güzelce’ halledilmesi gerektiğini savunurlar. “Ya adam, bir de bunu konuşmak zorunda mıydık?” deyip, tatlı bir şekilde kaybetme korkusuyla usulca başlarlar, “Hadi ama, bence şu noteri de bir arayalım!” Erkekler şüpheyle yaklaşırken, kadınlar "Bunu biliyordum, seninle daha önce de bu işte ters düşeriz!" diyerek klasik bir 'bize göre' tartışmasını başlatabilirler. Noter de işin içinde olmalı, çünkü her şeyin tam olmasını isterler. Kadınlar için 'anlam' çok önemlidir!
2. Noter, Ciddiyetin Sembolü, Ama Gerçekten Gerekli Mi?
Bazen insanlar ciddi ilişkilerde, özellikle iş anlaşmalarında, "Hadi, herkes aynı sayfada buluşsun ve bir kontrol mekanizması olsun!" mantığı güder. Noter, tam olarak bunun simgesidir. “O kadar da ciddiye mi alacağız?” diye sorabilirsiniz ama unutmayın, herkesin yaptığı iş anlaşması kendi içinde ciddi ve hassastır. Kadınlar her zaman kalpten gelir, ilişkilerde güvensizliğe meydan vermezler. Bunun yanında erkekler "Bir sorun yok, dostum! Üzerine işaret parmağını koyarım, tamamdır!" diyebilirler.
Evet, yasal açıdan önemli bir fark yaratabilir. Noter, sadece sözleşmenizin geçerliliğini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda tarafların haklarının korunmasını garanti eder. Kadınların noteri ‘içsel huzur’ olarak gördüğü bu noktada, erkekler bazen, “Bunu niye takıyoruz ki?” diyebilir. Ama başta dediğimiz gibi, duygusal yanlar bazen en kritik unsurdur! Bu, iş dünyasındaki yazılı anlaşmalara dahi yansıyan bir şey. Kadınlar, 'anlaşmanın güvence altına alınması' fikrine sonuna kadar inançlıdırlar.
3. "Sözleşme Sözleşme, İmza İmza, Ama Sonunda Ne Olacak?"
Tamam, anlaşmaya varmak için noter gerekmeyebilir. Ama o kadar çok detay varken, “Bir dakika, ya imzayı attık ama işin sonunda problemler çıkarsa?” sorusu kafanızı kurcalayabilir. İnsanların sözleşmelere dair en büyük korkusu, “Benim tarafımın mağdur olması” durumudur. Bazen ‘sözleşme’ dediğiniz şey, aslında duygusal bir bağ kurma çabasıdır. Kadınlar bunun üzerinde düşünürken, erkekler ‘pratiklik’ arar.
Daha basitçe ifade edersek: Kadınlar, “Şu adama şunu yazalım, evet, burada belirtelim,” derken, erkekler “İyi, tamam, herkes anladı mı?” derler. Ama sonrasında “Söyledim ya, yeterince güvence aldık!” derler.
İşte tam da bu yüzden, bazen noter yerine farklı çözümler aramak gerekebilir. Tüm ikilemler bununla sınırlıdır. Hangi yaklaşım geçerli, nasıl bir sınır koyulmalı, her şeyin belirli şartlarda açığa kavuşturulması gerekiyor.
4. Yasal Boyut vs. Sosyal Güvence: Ne Düşünüyorsunuz?
Sonuçta, noter yapmadığınız bir sözleşme, genellikle geçersiz olmayabilir. Ama biraz daha pratik bir bakış açısıyla yaklaşalım: Hangi tür ilişkilerde noter gereksiz, hangilerinde gerçekten lazım? Yasal güvence dışında, sosyal güvence de önemlidir. Kadınlar, duygusal anlamda da güvence isterken, erkekler ‘sözleşme’ teriminden kaçmak isteyebilirler. Gözünüzün önüne bir iş anlaşması geldiğinde bile, "Hadi bunu iyi düşünelim!" demek, aslında ‘sözleşme’ kısmını genişletmekten fazlasıdır.
Ayrıca, bazen insanlar sadece sözleşmeleri değil, duygusal ilişkileri de 'garanti altına almak' isterler. Bunu da unutmayalım!
5. Gelin, Biraz Yorum Alalım!
Peki, forumdaşlar, sizce noter olmadan bir sözleşme yapılabilir mi? Eğer biri size “Sözleşme var ama notere gitmedik,” derse, nasıl bir tepki verirsiniz? Erkekler, çözüm odaklı, stratejik bakarlar. Kadınlar ise duygusal anlamda güven arayışı içindedirler. Siz hangi tarafta duruyorsunuz?
Sözleşmelerin geçerliliği ve güvencesi konusunda kadın-erkek bakış açıları arasındaki farklar hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi paylaşın, bakalım hepimiz nasıl bakıyoruz bu meselelere!
Hadi, yorumlara bekliyorum!
Hadi Başlayalım: Noter Olmadan Sözleşme Yapılır Mı?
Evet, gelin bunu biraz mizahi ve yaratıcı bir şekilde inceleyelim! Bu soruyu soranlar, “Noterler herhalde felsefi olarak ‘imza atılacaksa, bütün kasabadan geçsin’ demek zorunda!” diye düşünüyor olabilirler. Yok yok, elbette kasaba turu yapmalarına gerek yok ama siz yine de işinizi sağlama almanın peşindesiniz, değil mi? Yani, 'ne olursa olsun, noter işini garantiye alalım' mantığı galip. Çünkü, kimse işin sonunda 'ama sen onu noterde imzalamadın!' demesin diye...
Evet, hepimiz imza atarken o 'noter şıklığı' ve güvencesi isteriz. Ama, bakalım hayat bu kadar 'resmi' olmak zorunda mı? Hadi bakalım!
Evet, gelin bunu biraz mizahi ve yaratıcı bir şekilde inceleyelim! Bu soruyu soranlar, “Noterler herhalde felsefi olarak ‘imza atılacaksa, bütün kasabadan geçsin’ demek zorunda!” diye düşünüyor olabilirler. Yok yok, elbette kasaba turu yapmalarına gerek yok ama siz yine de işinizi sağlama almanın peşindesiniz, değil mi? Yani, 'ne olursa olsun, noter işini garantiye alalım' mantığı galip. Çünkü, kimse işin sonunda 'ama sen onu noterde imzalamadın!' demesin diye...
Evet, hepimiz imza atarken o 'noter şıklığı' ve güvencesi isteriz. Ama, bakalım hayat bu kadar 'resmi' olmak zorunda mı? Hadi bakalım!
1. Erkekler Çözüm Arar, Kadınlar Duygusal Detaylarda Takılır
Erkekler işin pratik kısmına bakar. Stratejik düşünüp, "Notere gerek yok, biz iki tane imza atarız, hallederiz." derler. Hadi, onlara hak verelim. Gerçekten de bazen noterler, “Benim yerime yapacak başka işlerim yokmuş gibi...” dedirtebilir. Ne demiştik? Kapsama alalım! Ama işin sonunda, "Beni bırak, benim karım da ne diyecek?" diye bir soruyla karşı karşıya kalabiliyorlar. Erkeklerin 'pratik çözümleri' bazen ilişkiyi yeniden değerlendirme fırsatı yaratabilir. Duygusal kazalar çok doğal, değil mi?
Kadınlar ise işin duygusal tarafına daha fazla odaklanır. Sözleşme yapılırken her şeyin ‘güzelce’ halledilmesi gerektiğini savunurlar. “Ya adam, bir de bunu konuşmak zorunda mıydık?” deyip, tatlı bir şekilde kaybetme korkusuyla usulca başlarlar, “Hadi ama, bence şu noteri de bir arayalım!” Erkekler şüpheyle yaklaşırken, kadınlar "Bunu biliyordum, seninle daha önce de bu işte ters düşeriz!" diyerek klasik bir 'bize göre' tartışmasını başlatabilirler. Noter de işin içinde olmalı, çünkü her şeyin tam olmasını isterler. Kadınlar için 'anlam' çok önemlidir!
2. Noter, Ciddiyetin Sembolü, Ama Gerçekten Gerekli Mi?
Bazen insanlar ciddi ilişkilerde, özellikle iş anlaşmalarında, "Hadi, herkes aynı sayfada buluşsun ve bir kontrol mekanizması olsun!" mantığı güder. Noter, tam olarak bunun simgesidir. “O kadar da ciddiye mi alacağız?” diye sorabilirsiniz ama unutmayın, herkesin yaptığı iş anlaşması kendi içinde ciddi ve hassastır. Kadınlar her zaman kalpten gelir, ilişkilerde güvensizliğe meydan vermezler. Bunun yanında erkekler "Bir sorun yok, dostum! Üzerine işaret parmağını koyarım, tamamdır!" diyebilirler.
Evet, yasal açıdan önemli bir fark yaratabilir. Noter, sadece sözleşmenizin geçerliliğini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda tarafların haklarının korunmasını garanti eder. Kadınların noteri ‘içsel huzur’ olarak gördüğü bu noktada, erkekler bazen, “Bunu niye takıyoruz ki?” diyebilir. Ama başta dediğimiz gibi, duygusal yanlar bazen en kritik unsurdur! Bu, iş dünyasındaki yazılı anlaşmalara dahi yansıyan bir şey. Kadınlar, 'anlaşmanın güvence altına alınması' fikrine sonuna kadar inançlıdırlar.
3. "Sözleşme Sözleşme, İmza İmza, Ama Sonunda Ne Olacak?"
Tamam, anlaşmaya varmak için noter gerekmeyebilir. Ama o kadar çok detay varken, “Bir dakika, ya imzayı attık ama işin sonunda problemler çıkarsa?” sorusu kafanızı kurcalayabilir. İnsanların sözleşmelere dair en büyük korkusu, “Benim tarafımın mağdur olması” durumudur. Bazen ‘sözleşme’ dediğiniz şey, aslında duygusal bir bağ kurma çabasıdır. Kadınlar bunun üzerinde düşünürken, erkekler ‘pratiklik’ arar.
Daha basitçe ifade edersek: Kadınlar, “Şu adama şunu yazalım, evet, burada belirtelim,” derken, erkekler “İyi, tamam, herkes anladı mı?” derler. Ama sonrasında “Söyledim ya, yeterince güvence aldık!” derler.
İşte tam da bu yüzden, bazen noter yerine farklı çözümler aramak gerekebilir. Tüm ikilemler bununla sınırlıdır. Hangi yaklaşım geçerli, nasıl bir sınır koyulmalı, her şeyin belirli şartlarda açığa kavuşturulması gerekiyor.
4. Yasal Boyut vs. Sosyal Güvence: Ne Düşünüyorsunuz?
Sonuçta, noter yapmadığınız bir sözleşme, genellikle geçersiz olmayabilir. Ama biraz daha pratik bir bakış açısıyla yaklaşalım: Hangi tür ilişkilerde noter gereksiz, hangilerinde gerçekten lazım? Yasal güvence dışında, sosyal güvence de önemlidir. Kadınlar, duygusal anlamda da güvence isterken, erkekler ‘sözleşme’ teriminden kaçmak isteyebilirler. Gözünüzün önüne bir iş anlaşması geldiğinde bile, "Hadi bunu iyi düşünelim!" demek, aslında ‘sözleşme’ kısmını genişletmekten fazlasıdır.
Ayrıca, bazen insanlar sadece sözleşmeleri değil, duygusal ilişkileri de 'garanti altına almak' isterler. Bunu da unutmayalım!
5. Gelin, Biraz Yorum Alalım!
Peki, forumdaşlar, sizce noter olmadan bir sözleşme yapılabilir mi? Eğer biri size “Sözleşme var ama notere gitmedik,” derse, nasıl bir tepki verirsiniz? Erkekler, çözüm odaklı, stratejik bakarlar. Kadınlar ise duygusal anlamda güven arayışı içindedirler. Siz hangi tarafta duruyorsunuz?
Sözleşmelerin geçerliliği ve güvencesi konusunda kadın-erkek bakış açıları arasındaki farklar hakkında ne düşünüyorsunuz? Fikirlerinizi paylaşın, bakalım hepimiz nasıl bakıyoruz bu meselelere!
Hadi, yorumlara bekliyorum!