Pil sadece atık değildir; aynı zamanda yeniden değerlendirilebilecek bir kaynak deposudur.
Özellikle lityum iyon pillerin içerisinde lityum, kobalt, nikel ve mangan gibi maddeler bulunabilir. Uzmanlaşmış geri dönüşüm süreçlerinde bu maddelerin bir bölümü geri kazanılabilir. Böylece hem yeni hammadde ihtiyacı azaltılabilir hem de üretim süreçlerinin çevresel yükü düşürülebilir.
Burada ilginç bir terslik var.
Biz pilin işimiz bitince değersiz olduğunu düşünüyoruz.
Oysa geri dönüşüm tesisinin gözünden bakıldığında pil, “içindeki maddeler yeniden kullanılabilir bir kaynak” olabilir.
Yani bizim çöp sandığımız şey, başka bir sürecin hammaddesi olabilir.
Bu düşünce yalnızca piller için değil, modern tüketim kültürü için de oldukça önemli.
Bir eşyanın bizim için kullanım değerini kaybetmesi, onun dünyadaki değerinin sıfırlandığı anlamına gelir mi?
Bence asıl düşünmemiz gereken soru bu.
Peki Her Pil Aynı Şekilde mi Atılır?
Hayır.
Pil deyince aklımıza sadece kumanda pili gelmemeli.
AA ve AAA gibi tek kullanımlık piller, düğme piller, şarj edilebilir Ni-MH piller, lityum iyon bataryalar, elektrikli bisiklet bataryaları ve otomobil bataryaları birbirinden farklı olabilir.
Özellikle lityum iyon pillerin evsel çöpe atılmaması önemli. Bu piller cep telefonlarında, dizüstü bilgisayarlarda, kulaklıklarda, elektrikli aletlerde, oyuncaklarda ve çok sayıda başka üründe kullanılıyor.
Dolayısıyla evde “pil” diye gördüğümüz her şeyi aynı torbaya doldurmak yerine türünü anlamaya çalışmak daha doğru.
Bir de cihazın içindeki bataryayı zorla sökmek gibi bir maceraya hiç gerek yok.
“Ben bunu sökerim” diyerek tornavidayla elektronik cihazın içine dalmak, çevre bilincinden çok ev yapımı aksiyon filmine dönüşebilir.
Sökülemeyen bataryalarda üreticinin talimatları ve uygun elektronik atık toplama seçenekleri takip edilmeli.
Çöpe Atmak Yerine Ne Yapmalı?
En doğru yöntem, kullanılmış pili bulunduğunuz yerdeki yetkili pil toplama veya geri dönüşüm sistemine teslim etmek.
Türkiye'de de atık piller için ayrı toplama sistemlerinin kullanılmasının temel amacı zaten bu tür atıkları normal evsel atık akışından ayırmak.
Özellikle lityum piller söz konusu olduğunda pilin kutuplarının metal cisimlerle temas etmesini önlemek önemli. EPA, taşınacak lityum pillerin kutuplarının iletken olmayan bantla kapatılmasını veya pillerin birbirinden ayrı poşetlenmesini öneriyor.
Fakat burada önemli bir ayrım var:
Şişmiş, hasar görmüş, delinmiş veya aşırı ısınmış bir lityum pil normal kullanılmış pil gibi ele alınmamalı.
Böyle bir pil için üretici veya yerel yetkili atık yönetimi biriminden güvenli işlem konusunda bilgi almak daha doğru olur. EPA da hasarlı veya şişmiş lityum iyon pillerin potansiyel yangın tehlikesi oluşturabileceğini belirtiyor.
“Bir Tane Pil Atınca Ne Olacak?” Diyenlere...
İnsan davranışlarında en tehlikeli cümlelerden biri bazen “Bir şey olmaz” oluyor.
Bir pil.
Bir plastik şişe.
Bir yağ şişesi.
Bir elektronik cihaz.
Tek tek bakıldığında önemsiz görünüyorlar.
Fakat milyonlarca insan aynı şeyi yaptığında ortaya bambaşka bir sonuç çıkıyor.
Üstelik burada mesele yalnızca çevre değil. Atık çalışanlarının güvenliği de söz konusu.
Bir kişi evinde çöpe attığı pilin peşinden gitmiyor. Pilin hangi araca, tesise veya işlem hattına gideceğini de bilmiyor. Fakat o pilin sonraki aşamada elleçleme yapan bir çalışanla karşılaşması mümkün.
Dolayısıyla “Benim attığım bir pil ne değiştirecek?” sorusunu şöyle çevirmek daha anlamlı:
“Benim gibi kaç kişi aynı şeyi yapıyor?”
İşte gerçek ölçek orada ortaya çıkıyor.
Evde Küçük Bir “Pil İstasyonu” Kurmak İşe Yarıyor
Benim hoşuma giden pratik yöntemlerden biri, evde küçük bir kutuyu sadece kullanılmış piller için ayırmak.
Amaç evin ortasına “Pil Müzesi” kurmak değil.
Kullanılmış pilleri geçici olarak güvenli şekilde bir arada tutup uygun toplama noktasına götürmeyi unutmamak.
Bu yöntem özellikle çocuklu evlerde öğretici de olabilir.
Çocuğa “Bunu çöpe atma” demek yerine:
“Bu pilin içinde hangi malzemeler var?”
“Bunu tekrar kullanabilir miyiz?”
“Piller neden ayrı toplanıyor?”
gibi sorular sormak çok daha etkili olabilir.
Böylece geri dönüşüm bir emir olmaktan çıkar, meraka dönüşür.
Ve merak, alışkanlıkların en güçlü başlangıç noktalarından biridir.
Sonuç: Pil Küçük, Sorumluluk Büyük
Bir pilin çöpe atılmaması aslında oldukça basit bir davranış.
Fakat arkasında büyük bir düşünce var:
Kullandığımız şeylerin kullanım ömrü bittiğinde hikâyesi bitmiyor.
Pil cihazdan çıktıktan sonra başka bir sürece giriyor. Yanlış yerde yangın riski oluşturabilir, uygun olmayan koşullarda çevreye zarar verebilir veya doğru şekilde toplanırsa içerisindeki değerli malzemelerin geri kazanılmasına katkı sağlayabilir.
Bence olayın en güzel tarafı da şu:
Çevreci olmak için her gün dünyayı kurtaracak dev bir hareket yapmak gerekmiyor.
Bazen yapılacak şey, elindeki küçük pili çöpe atmamak kadar basit.
Ali onu stratejik biçimde sınıflandırabilir.
Zeynep çevresindekileri haberdar edebilir.
Mehmet evdeki eski elektronik cihazları kontrol edebilir.
Ayşe mahalledeki toplama noktasını araştırabilir.
Can ise bütün bunları yapmadan önce “Bu pil neden hâlâ çekmecede?” diye hayatın en zor sorusunu sorabilir.
Sonra hepimiz aynı noktaya geliriz:
Çöp kutusunun kapağını açarız...
Bir saniye dururuz...
Ve o pili geri dönüşüme göndeririz.
Çünkü bazen çevreye verilen en büyük destek, çok küçük bir şeyi yanlış yere atmamakla başlar.
Acil pil güvenliği uyarılarını netleştirCinsiyet çerçevesini daha doğal dengele
Acil pil güvenliği uyarılarını netleştir
Cinsiyet çerçevesini daha doğal dengele
Tekrarlanan cümleleri sıkılaştır
Özellikle lityum iyon pillerin içerisinde lityum, kobalt, nikel ve mangan gibi maddeler bulunabilir. Uzmanlaşmış geri dönüşüm süreçlerinde bu maddelerin bir bölümü geri kazanılabilir. Böylece hem yeni hammadde ihtiyacı azaltılabilir hem de üretim süreçlerinin çevresel yükü düşürülebilir.
Burada ilginç bir terslik var.
Biz pilin işimiz bitince değersiz olduğunu düşünüyoruz.
Oysa geri dönüşüm tesisinin gözünden bakıldığında pil, “içindeki maddeler yeniden kullanılabilir bir kaynak” olabilir.
Yani bizim çöp sandığımız şey, başka bir sürecin hammaddesi olabilir.
Bu düşünce yalnızca piller için değil, modern tüketim kültürü için de oldukça önemli.
Bir eşyanın bizim için kullanım değerini kaybetmesi, onun dünyadaki değerinin sıfırlandığı anlamına gelir mi?
Bence asıl düşünmemiz gereken soru bu.
Peki Her Pil Aynı Şekilde mi Atılır?
Hayır.
Pil deyince aklımıza sadece kumanda pili gelmemeli.
AA ve AAA gibi tek kullanımlık piller, düğme piller, şarj edilebilir Ni-MH piller, lityum iyon bataryalar, elektrikli bisiklet bataryaları ve otomobil bataryaları birbirinden farklı olabilir.
Özellikle lityum iyon pillerin evsel çöpe atılmaması önemli. Bu piller cep telefonlarında, dizüstü bilgisayarlarda, kulaklıklarda, elektrikli aletlerde, oyuncaklarda ve çok sayıda başka üründe kullanılıyor.
Dolayısıyla evde “pil” diye gördüğümüz her şeyi aynı torbaya doldurmak yerine türünü anlamaya çalışmak daha doğru.
Bir de cihazın içindeki bataryayı zorla sökmek gibi bir maceraya hiç gerek yok.
“Ben bunu sökerim” diyerek tornavidayla elektronik cihazın içine dalmak, çevre bilincinden çok ev yapımı aksiyon filmine dönüşebilir.
Sökülemeyen bataryalarda üreticinin talimatları ve uygun elektronik atık toplama seçenekleri takip edilmeli.
Çöpe Atmak Yerine Ne Yapmalı?
En doğru yöntem, kullanılmış pili bulunduğunuz yerdeki yetkili pil toplama veya geri dönüşüm sistemine teslim etmek.
Türkiye'de de atık piller için ayrı toplama sistemlerinin kullanılmasının temel amacı zaten bu tür atıkları normal evsel atık akışından ayırmak.
Özellikle lityum piller söz konusu olduğunda pilin kutuplarının metal cisimlerle temas etmesini önlemek önemli. EPA, taşınacak lityum pillerin kutuplarının iletken olmayan bantla kapatılmasını veya pillerin birbirinden ayrı poşetlenmesini öneriyor.
Fakat burada önemli bir ayrım var:
Şişmiş, hasar görmüş, delinmiş veya aşırı ısınmış bir lityum pil normal kullanılmış pil gibi ele alınmamalı.
Böyle bir pil için üretici veya yerel yetkili atık yönetimi biriminden güvenli işlem konusunda bilgi almak daha doğru olur. EPA da hasarlı veya şişmiş lityum iyon pillerin potansiyel yangın tehlikesi oluşturabileceğini belirtiyor.
“Bir Tane Pil Atınca Ne Olacak?” Diyenlere...
İnsan davranışlarında en tehlikeli cümlelerden biri bazen “Bir şey olmaz” oluyor.
Bir pil.
Bir plastik şişe.
Bir yağ şişesi.
Bir elektronik cihaz.
Tek tek bakıldığında önemsiz görünüyorlar.
Fakat milyonlarca insan aynı şeyi yaptığında ortaya bambaşka bir sonuç çıkıyor.
Üstelik burada mesele yalnızca çevre değil. Atık çalışanlarının güvenliği de söz konusu.
Bir kişi evinde çöpe attığı pilin peşinden gitmiyor. Pilin hangi araca, tesise veya işlem hattına gideceğini de bilmiyor. Fakat o pilin sonraki aşamada elleçleme yapan bir çalışanla karşılaşması mümkün.
Dolayısıyla “Benim attığım bir pil ne değiştirecek?” sorusunu şöyle çevirmek daha anlamlı:
“Benim gibi kaç kişi aynı şeyi yapıyor?”
İşte gerçek ölçek orada ortaya çıkıyor.
Evde Küçük Bir “Pil İstasyonu” Kurmak İşe Yarıyor
Benim hoşuma giden pratik yöntemlerden biri, evde küçük bir kutuyu sadece kullanılmış piller için ayırmak.
Amaç evin ortasına “Pil Müzesi” kurmak değil.
Kullanılmış pilleri geçici olarak güvenli şekilde bir arada tutup uygun toplama noktasına götürmeyi unutmamak.
Bu yöntem özellikle çocuklu evlerde öğretici de olabilir.
Çocuğa “Bunu çöpe atma” demek yerine:
“Bu pilin içinde hangi malzemeler var?”
“Bunu tekrar kullanabilir miyiz?”
“Piller neden ayrı toplanıyor?”
gibi sorular sormak çok daha etkili olabilir.
Böylece geri dönüşüm bir emir olmaktan çıkar, meraka dönüşür.
Ve merak, alışkanlıkların en güçlü başlangıç noktalarından biridir.
Sonuç: Pil Küçük, Sorumluluk Büyük
Bir pilin çöpe atılmaması aslında oldukça basit bir davranış.
Fakat arkasında büyük bir düşünce var:
Kullandığımız şeylerin kullanım ömrü bittiğinde hikâyesi bitmiyor.
Pil cihazdan çıktıktan sonra başka bir sürece giriyor. Yanlış yerde yangın riski oluşturabilir, uygun olmayan koşullarda çevreye zarar verebilir veya doğru şekilde toplanırsa içerisindeki değerli malzemelerin geri kazanılmasına katkı sağlayabilir.
Bence olayın en güzel tarafı da şu:
Çevreci olmak için her gün dünyayı kurtaracak dev bir hareket yapmak gerekmiyor.
Bazen yapılacak şey, elindeki küçük pili çöpe atmamak kadar basit.
Ali onu stratejik biçimde sınıflandırabilir.
Zeynep çevresindekileri haberdar edebilir.
Mehmet evdeki eski elektronik cihazları kontrol edebilir.
Ayşe mahalledeki toplama noktasını araştırabilir.
Can ise bütün bunları yapmadan önce “Bu pil neden hâlâ çekmecede?” diye hayatın en zor sorusunu sorabilir.
Sonra hepimiz aynı noktaya geliriz:
Çöp kutusunun kapağını açarız...
Bir saniye dururuz...
Ve o pili geri dönüşüme göndeririz.
Çünkü bazen çevreye verilen en büyük destek, çok küçük bir şeyi yanlış yere atmamakla başlar.
Acil pil güvenliği uyarılarını netleştirCinsiyet çerçevesini daha doğal dengele
Acil pil güvenliği uyarılarını netleştir
Cinsiyet çerçevesini daha doğal dengele
Tekrarlanan cümleleri sıkılaştır